Alaaddin Güneşer

Alaaddin Güneşer

Yalçın’larmış

Yüreğini vermeli insan, sıktığı ele, kucakladığı dosta. Yüreğini vermeli insan, dokunduğu omuza, gülümsediği yüze. Yüreğini vermeli insan, baktığı göze, dinlediği söze. Yüreğini vermeli insan, sevdiğini söylediği kalbe, yolundan gittiği ize. Çünkü verdiğimiz kadar alacağız bu dünyadan;yani,ektiğimiz kadar biçeceğiz. Hasadımız yürekten verdiğimiz kadar. Olduğumuz umut ışığı kadardır.

Unutma; İnsanlığımız paylaştığımız kadardır. Ne bir eksik nede bir fazla, sadece hak ettiğimiz kadar. Edep anlatırsın edepsizce. Doğruları konuşursun ama yanlışlarınla yaşamaya devam edersin nedense. Bilmez misin ”kişi yaptığı başına gelmeyince ölmez”.

      Dostlarının yeri ayrı, sevgilinin yeri ayrıdır bizde. Sevgilin için, dostlarını, dostların için de, sevgilini satma. Satarsan belki dünyada üç, beş varlık ve itibar sahibi olursun. Yakınlarının işlerini görür kendini ve onları dünyada varlık sahibi yaparsın. Ama hasiyet ve onurunu kaybedersin, içinde bulunduğun durum gibi.

Biriktirdiğin mallar, peşkeş çekilip yenen kul hakları, haksızca kazandıkların, yalanlara sürüklenen insanlar, kandırılan topluluklar, Faruklar ordusunun önünde duramaz bilesin. Bak etrafına, selam verenin kalmadı, onur adına yapılan binlerce onursuzluğun içinde boğulmuyor mu insan.

Yanlışlarla bir de edep denmez mi? Bu pervasızlık değilde nedir. Kalbimize dokunan, hayatımıza anlam katan, hüznümüze ortak olan, iyi ki varsın dediklerimiz şimdi yoklar. Faruklar ölmez bilmez misin,unutulmaz,kalplerden yok olmaz, silinmez. Ama sen yok olmaya mahkumsun. Çünkü sen faruk olmayı bıraktın, Farukluğu oyun sandın, oyuncak ettin.

Kimlere ne söylediklerin önemli değil,söyledikten sonra ne duyacakların önemli. Arifmiş, Alimmiş, Efendiymiş, Hocaymış geç bunları. Kul olmanın yollarını ara. Kulluk etmenin yolunu gösterenlerin yoluna dön. Kendini Yalçın dağ gibi görme, çünkü sen tepe bile değilsin;tepene karlar yağdığında ağır gelir sana şikayetlenirsin. Hakkı anlatan haramzade  gibi ortalarda geziyorsun bak.

Makamlarda otururken YALÇIN insan gibi değil Peygamber postunun mirascıları FARUK’lar gibi otur. YALÇIN’larmış gibi sözlerle alay konusu olmaktan kurtul. Kurtulamayacaksan  eğer FARUK libasını çıkar. Çıkar ki takke düşsün kel görünsün.

Hala itibar peşinde,şan ve şöhret kavgası veriyorsun yazık. Göz göre göre su birikintilerine taş atmaktasın, üzerine sıçrıyor bak.

Unutma ÖLÜM var. HESAP var, YÜZLEŞME var. Şimdi sana söylenenlere bak, YALÇIN’larmış.

Bu yazı toplam 34 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaaddin Güneşer Arşivi