Alaaddin Güneşer

Alaaddin Güneşer

Kimsin sen?

     İhtiyaçları bitmeyen, arzuları sınır tanımayan, doyumsuz, biriktirmeyi seven, paylaşmaktan hoşlanmayan, yıkan, yok eden, parçalayan zarar veren birimisin yoksa seven, hisseden, faydalı,  paylaşabilen, zaman geçirilmeye değer, hayatı anlamlı kılan biri mi kimsin sen...

     Nihayetinde adın insan ve ihtiyaçların var. Miden acıkır doldurulması gerekir. Mideni doldururken tebessüm ile senin gibilerle paylaşarak mı yoksa tek başına kâinatın sahibi gibi büyük bir kibir ile mi mideni doldurduğun elbette çok önemli.

     Kafan acıktığında beyninin ilme ihtiyacı vardır. Bunu dünyevi ve uhrevi bilgilerle doldurup öncü olarak tüm canlılara rehberlik vazifesi seni elbette toplum içinde sayın kılacaktır. Ya tersi seni yaşadığın dünya da nasıl bir duruma düşürür hiç düşündün mü.

     Bir de hiç bir canlının göremediği içimizde taşıdığımız GÖNÜL var ki oranın da sevgi ve aşk ile dolması lazım gelir. Bakışları değiştiren, kelimeleri kifayetsiz bırakan, yaşam tarzını yönlendiren, kazanımların yarınlara aktarılmasını sağlayan, hafızalarda yer tutmuş, yaklaşımları belirleyen. Bakışın nasılsa, yaklaşımın o, yaklaşımın nasılsa hatırlanan o. İyi ve ya çirkin diye tarif ettiğimiz iki kutup. Bunlardan hangisisin kimsin sen. Neyi seviyorsun nelere değer veriyorsun. Değerin nedir.

     Kim olduğunu hatırlamak ve hatırladığını hatırlatmak bir vazife olsa gerek. Kim olduğumuza bir bakalım mı isterseniz;

     Sendedir bütün sırlar sadece sende, Sırrı haksın ruhsun hayırlısın sen, Marifet sende, hüner sende, nazar sende, Her türlü cevher sendedir sende.

     Sendedir bütün muhabbetler sende, içine gizlenmiş sırlar vardır sende, Cennet sende cehennem sende, yedi kat üstüne kurulmuş arşı kürsü sende.

     Bir damla su ile hayat verilensin sen, Eğil de kabul et yaratılmış olansın sen, yaratılmışların ilki fani Âdem’sin sen, Tufandan kurtarılmış marangoz Nuh'sun sen.

     Emrinde âlem olan Süleyman'sın sen, sırrı hak olan Meryem'in İsa'sın sen, Ahlaksızlığa karşı duran Lut'sun sen, Halil olmaya değer dost olmuş İbrahim'sin sen.

     Yetim olarak gelen yetimsin sen, Herkesin gıpta ettiği gençsin sen, Sevmiş sevilmiş canda canansın sen, Cebrailin diz çöktüğü Habibullah'sın sen.

      Kimmişiz Vesselam…

Bu yazı toplam 2 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaaddin Güneşer Arşivi