Bu nasıl bayram? 

Sen de haklısın, 
Kimse sana bayramda sevdiklerinle buluşamazsın demedi. 
El öpmezsin, göz öpemezsin demedi. 
Sevdiklerinle tokalaşamazsın, 
Bir buçuk metreden fazla yakınlaşamazsın, 
Bırak bunları, dışarı çıkamazsın demedi. 

Pazardan meyve sebze alırken eline eldiven takarsın, 
Toplu taşımada, çarşıda pazarda millete şüphe ile bakarsın, 
Elini günde bilmem kaç kez yıkarsın, 
Alışveriş listene, maske, eldiven, kolonya ve dezenfektan eklersin, 
Diye açık açık konuşmadı kimse. 

Sen de haklısın, 
Herkes bilimsel konuştu, 
Küresel ısınma, iklim değişikliği filan... 
‘Bilim adamları özellikle son 100 yılda sanayi devriminin tamamlanması, fosil yakıtlarının artması ve atmosfere salınan karbondioksit başta olmak üzere diğer sera gazların artışı nedeniyle sıcaklıkların artışını buzulların erimesini ve birçok meteorolojik ve hidrolojik anomalileri tespit etmiştir...’ gibi sözler sarfedildi. 

Çanakkale’de, Şırnak’ta, Muğla’da, Sivas’ta, Ankara’da, Bursa’da Kahramanmaraş’ta filtresiz termik santraller var iken, 
Küresel kraliyetçilerin sofrasına oturmuş basın sustu, 
Ses çıkaranlar ise gazetelere, TV’lere terörist olarak servis edildi. 
Sustun... 

Elin Kanadalısı okyanus ötesinden gelip dünyanın en güzel ormanında ağaçları katledip, siyanürle altın ararken, 
Bedenini siper edenlere küfrettin... 

Karadeniz’de, Ege’de, memleketin dört bir yanında dünyanın en verimli toprakları HES ile kurutulurken 
İçtiğin su, yediğin sebze meyve, ekmek kirleniyor diye düşünmedin. 
Seksen beş yaşındaki nine kapitalizmin kepçesine karşı durduğunda sen sustun... 

Dünya ısınıyor, 
İklimler değişiyor, 
Doğa kirleniyor, 
Döngüsü bozuluyor, 
Hastalıklar afetler artıyor, 
Ve sen hala eskisi gibi yaşamaya devam edeceğini zannediyorsun... 

Bu doğa biraz daha zengin olmak için ağaçları katledenlerin değil, 
Geleceğin,
Senin olduğu kadar en küçüğünden en büyüğüne milyar çeşit hayvanın da doğası...  

Evladına torununa ev, araba, para bırakacağım hırsıyla, 
Daha lüks yaşama isteğiyle
Yaşanamayacak bir dünya bırakmak üzeresin... 

Atma elindeki çöpü yere,
Belediyeye para verip satın aldığını düşündüğün suda milyarlarca insanın hakkı olduğunu aklından çıkarma, 
Doğa için mücadele edenlere kulak ver, ses ver... 
Doğaya el ver, sırt ver... 

Doğa intikam alıyor, 
Ve sen bugün büyüklerinin ellerinden, küçüklerinin gözlerinden mahrumsun bu bayramda... 
Yarın sudan, ağaçtan, sevdiklerinden, yaşamdan mahrum kalma diye uyarılansın... 
Otur, düşün şimdi 
Bu nasıl bayram diye! 

 

Bu yazı toplam 12 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi