Hakkımızı savunuyoruz

Hakkımızı savunuyoruz

KESK Kırıkkale Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Eğitim Sen Şube Başkanı Yüksel Şahin, 1 Mayıs birlik, mücadele ve dayanışma günü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Şahin, “Bu sömürü düzenine, bu hukuksuzluğa, bu keyfiliğe hayatın her alanında direnecek” dedi.

  • Kategori :
  • 01 Mayıs 2019 Çarşamba
  • 15:52

KESK Kırıkkale Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Eğitim Sen Şube Başkanı Yüksel Şahin, 1 Mayıs birlik, mücadele ve dayanışma günü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Şahin, “Bu sömürü düzenine, bu hukuksuzluğa, bu keyfiliğe hayatın her alanında direnecek” dedi.

 

Şahin, “İstanbul’da 1 Mayıs Meydanı bir kez daha işçilere, emekçilere kapatıldı. Mevcut iktidarın akla, hukuka, tarihe, işçi sınıfına ve İstanbul’a saygı duymadığı bu yasaklama kararıyla bir kez daha ispatlandı. 1 Mayıs’ta Taksim’i yasaklama inadından vazgeçmeye davet ettiğimiz İstanbul Valiliği, 82 milyonu ikna edecek tek bir gerekçe sunamadan 1 Mayıs için Taksim’in yasak olduğunu açıkladı. Ülkeyi yönetenler, yılın 365 günü ezilen, sömürülen, hakları gasp edilen, yok sayılan milyonlarca işçi ve emekçinin taleplerini, tepkilerini dile getirdiği bir günü dahi çok görerek, kendi istedikleri meydanlarda buluşmalarını yasaklamış oldu.”

 

 “Öncelikle ve açık olarak bir kez daha ifade edelim ki Taksim 1 Mayıs alanıdır. Ülke yönetimi için belirli bir süre seçimle yetki almış iktidarlar ve onların atadıkları bürokratların güncel politik hesapları, yayınladıkları “resmi miting alanı listeleri” ya da başka herhangi bir şey bu tarihsel gerçekliği değiştiremez. Yasakçılar ne derse desin Türkiye’nin 1 Mayıs alanı Taksim’dir. Meydanlar ülkelerin, kentlerin tarihidir. Aynı zamanda o ülkede, o kentte yaşayan halkların, işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ortak belleğidir. Taksim de bu ülkede emeğin demokrasi mücadelesinin bir simgesi, acılarımızın ve umutlarımızın bir hatırası olarak işçi sınıfının belleğine kazınmıştır. Hiçbir yasakçı iktidar bu belleği silememiştir, silemeyecektir.”

 

“1977 1 Mayısında yitirdiğimiz işçi ve emekçileri, 12 Eylül darbecilerinin yasaklarına karşı 1 Mayıslarda Taksim’e çıkarak ülkenin demokrasi mücadelesinde bedel ödeyenleri unutturma çabaları beyhudedir. 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma gününde Taksim 1 Mayıs alanında olmak, hukuki olarak da hakkımızdır. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin ve ulusal mahkemelerin çok sayıda kararı Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs kutlamanın bizler açısından bir hak ve görev, Taksim yasağının ise hak ihlali olduğunu tescil etmiştir. Mahkeme kararlarını yok sayan idare tarafından bu hakkımız defalarca gasp edilerek suç işlenmiştir. Bugün ülkeyi yönetenler ne yazık ki aynı suçu işlemeye devam etmektedir.”

 

 “Bir kez daha hukuki durumu kısaca özetlemek gerekirse, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda ve 5892 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 1 Mayıs “Emek ve Dayanışma Günü” olarak tatil ilan edilmiştir.  2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun istisnalar başlığını taşıyan 4. maddesinin (b) fıkrası “Kanunlara uymak, kendi kural ve sınırları içinde kalmak şartıyla kanun veya gelenek ve göreneklere göre yapılacak toplantı, tören, şenlik, karşılama ve uğurlamaların” istisna kapsamında bulunduğunu açıkça hükme bağlamaktadır.”

 

 “1 Mayıs’ları yasaklayanların işçilerin kıdem tazminatlarına göz koyanlar, işsizlik fonunu talan edenler, emeklilik hakkını gasp edenler, tarımı çökertenler, her şeye zam yapanlar, 140 bine yakın kamu çalışanını OHAL KHK’leri ile sorgusuz, sualsiz işinden ekmeğinden edenler, işsizliğe çare bulamayanlar, ülkede zaten tartışmalı olan hukuk düzenini ve haber alma hakkını bütünüyle ortadan kaldıranlar olduklarını çok iyi biliyoruz. Bu sömürü düzenine, bu hukuksuzluğa, bu keyfiliğe hayatın her alanında direnecek, 1 Mayıs meydanlarını ülkemizin her yanında, bütün meydanlarında milyonlarca işçi ve emekçi ile doldurarak en gür sesimizle haykırmaya devam edeceğiz!” dedi.

YORUM EKLE

We'll never share your email with anyone else.