Gözleriyle değil, yüreğiyle görüyor 

Doğuştan görme engelli olarak dünyaya gelen ve bugüne kadar hayatındaki bütün zorlukları azmi ve başarısıyla aşan Nefise Aktaş Dağ, öğretmenlik mesleğiyle öğrencilerin dünyasını aydınlatıyor. Öğrencileriyle adeta bir aile bağı kuran Dağ, “Hayatta asla ve asla başaramayız demeyin. İnandığınızda her şeyi başarırsınız. Bizler engelli değil, engellenenleriz” dedi.

  • Eğitim
  • 24 Kasım 2022
  • 11:18

ÖĞRENCİLERİYLE SEVGİ BAĞI VAR  
Hayatına karanlık bir dünya içerisinde başlayan engelli öğretmen Nefise Aktaş, yaşama sevinci ve azmiyle öğrencileri başta olmak üzere birçok kişiye ışık oluyor. Kırıkkale Şehit Ali Tonga Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapan Nefise Aktaş Dağ, hayali olan öğretmenliği yapmanın mutluluğunu yaşıyor.  Yıldız Teknik Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu Dağ, İstanbul'da 5 yıllık memuriyet hayatının ardından KPSS'ye girerek 6,5 yıl önce çok istediği öğretmenlik hayaline kavuştu. 

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ MEZUNU 
Nefise Aktaş Dağ, öğretmenliği hep yapmak istediğini söyleyerek, "Öğrendiğim bilgilerin artık bana çok ağır geldiğini hissedip tekrar KPSS'ye hazırlanıp öğretmenliğe geçmek istedim. Kendi mesleğimi yapmak istedim çünkü bildiklerimi birilerine aktarmak istedim ve oldu. Bu sayede İstanbul'dan memleketime geldim." diye konuştu. Aktaş, ailesinde 4 kardeşten tek görme engelli bireyin kendisi olduğunu aktardı.

AİLEM HER ZAMAN BANA DESTEK VERDİ 
Ailesinin hiçbir zaman, "Sen görme engellisin, şunu yapamazsın, bunu yapamazsın" demediğini dile getiren Aktaş,  "Onlar her zaman benim yapacağıma inandılar ve beni buna inandırdılar. Ben buna inandığım için bir şeyleri başardım. İlk ve ortaokulu Ankara Göreneller Görme Engelliler Okulunda okudum. Lise ve üniversite bizde kaynaştırmalı eğitim oluyor. Liseyi Kırıkkale'de, üniversiteyi de İstanbul'da Yıldız Teknik Üniversitesinde okudum. Bu, benim için bir devrimdi. İstanbul gibi bir kente kız gönderiyorsun ve görme engelli bir kız. Bu, her ailenin yapabileceği bir şey değildi. Ailem başarabileceğime inandığı ve güvendiği için gönderdi."

İSTANBUL’DA TEK BAŞIMA YAŞADIM 
Aktaş,, hayatı orada öğrendiğini, tek başına bir şeyleri yapabilmenin, yaşam mücadelesini verebilmenin haklı gururunu ve mutluluğunu yaşadığını belirterek, "Çünkü bir insan kendi işini kendisi yaptığı zaman mutlu olur ve o zaman kendine güven duyar. Ben bununla beraber öz güven sahibi oldum, birilerinin hayatına yön vermem gerektiğinin kararını verdim çünkü her öğrenci ve her insan, bir dünya. Ben o dünyanın kapılarından girmek istedim. Çok şükür sınavı kazanınca oldu." ifadelerini kullandı.

7 YAŞINA KADAR 7 DEFA AMELİYAT OLDUM
Gözündeki ağrıların ameliyat olmadan son bulmadığını anlatan Aktaş, "O yüzden doğumumdan 7 yaşına kadar 7 defa ameliyat oldum. Nihayetinde göz tansiyonu düşürüldü ve ağrılarım kesildi. Sonrasında bir ameliyat sürecim olmadı. Zaten tıbbi olarak gözlerimin görmesi gibi bir durum yok çünkü gözden beyne giden damar yok." dedi. Aktaş, ders anlatmak için kabartma ekran olarak da geçen "BrailleMe" cihazı kullandığını söyledi. Evde öğrencilere hangi konuyu anlatacağının hazırlığını yaptığını ve bilgisayar üzerinden ekran okuyucu program yardımıyla da hazırlandığını anlatan Aktaş, şunları kaydetti: "Sonra bu cihaza aktarırım ve kabartmaya çevirir. Sözel de bir ders olduğu için yazanları buradan okurum.” Öğrenciler defterlerine yazarlar. Onlar bana yardımcı olmak için değil, ben onlara yardımcı olmak için buradayım. Bu sınıfa giriyor olmamı bile onlar için hayata hazırlık olarak düşünüyorum. Belki de çoğunun benden önce görme engelli bir tanıdığı yoktu. İnsanların engellilere karşı zihinlerinde, 'Bir şey yapamaz, evde oturur dışarı çıkamaz, insanlara muhtaçtır.' algısı var. Ben bunu yıkmış oldum. Mezun ettiğim ve üniversiteye giden öğrencilerim var. Halen takiplerini yapıyorum çünkü onların hayatına dokundum ve elimi hayatlarından çekmek istemiyorum."


ZORLUKLARI BAŞARIYLA AŞTIM 
Dağ, düzenli kaldırımlar ve yollar olmadığı için görme engellerin zorluklar yaşayabildiğini, bir yolu birisiyle iki kez gittikleri zaman orayı öğrendiklerini belirtti. Okullardaki akıllı tahtaların görme engellilerin de kullanabileceği tarzda olması gerektiğini anlatan Dağ, "Bastonumu hiçbir zaman yanından ayırmıyor ve onun aracılığıyla ilerliyorum. Tabii ki insanların ters tepkileriyle karşılaşıyorum ama artık alıştık. Neredeyse 17 yıldır sokaklarda yalnız geziyorum.
Biz bu hayata bir şekilde gelmişsek ve hayatın ne zaman sonlanacağını bilmiyorsak en kaliteli şekilde yaşamak gerekiyor.” 

FARKLI OLDUĞUNUZU GÖSTERİN
“Kendine güveni olmayan görme engelli ya da herhangi bir engeli bulunan kardeşlerimiz, bence kendi içlerindeki dinamizmi hissetsinler. O bastonu eline alıp sokağa çıktığında devamı geliyor. Bence bağımsızlık her şeyden tatlı. Bunu zaten tadarlarsa gerisi gelir. Arkadaşlar lütfen bir şekilde kabuğumuzu kırmamız ve hayata dahil olmamız gerekiyor.”

GÖRME ENGELLİ ÖĞRETMENLER UNUTULMAMALI
“Milli Eğitim Bakanlığı’nda görme engelli öğretmen sayısı oldukça fazla. Yapılacak çalışmalarda, ya da web üzerinde kullanılan sayfalarda görme engelli öğretmenlerin sorunlarına kulak verilebilir. Kullanılabilecek ne varsa görme engellilerin kullanabileceği şekilde hazırlanmalıdır. Okul yönetimine, öğretmen arkadaşlarıma, öğrencilerime, aileme ve bana destek olan herkese teşekkür ederim” dedi.

Haber: Ahmet Gökdemir 


 

İlginizi Çekebilir

Ağustos ayında 740 konut satıldı

İlginizi Çekebilir

Trafik kuralına uymak zayıflık değildir 

İlginizi Çekebilir

İki otomobil çarpıştı! 4 kişi yaralandı 

YORUM EKLE

We'll never share your email with anyone else.

76294

HIV enfeksiyonu yayılmaya devam ediyor

Millet bahçesinin açılışına çok az kaldı

Kontrolden çıkan otomobil iş yerine girdi!

Park halindeyken yanan otomobil kullanılamaz hale geldi

Geleceğin meslekleri

Fikret Karabudak Stadyumu yenilenecek

SIRADAKİ HABERLER