Şooorayı yazmalımıyız?

Köşe Yazarı Nisan Çalışkan'ın 'Şooorayı yazmalımıyız?' adlı makalesi.

Diyorlar ki,

Memlekette birçok sorun ve sıkıntı var. Neden yazmıyorsun?

Diyorum ki;

Ne sorun ve sıkıntı var?

Diyorlar ki;

Gazetecisin. Kör müsün, sağır mısın?

Diyorum ki;

Yooo ne körüm nede sağır. Neymiş söyleyin ki bilelim.

Diyorlar ki;

Kardeşim, Özel İdare de dönen dolapları bilmiyor musun? Köşe dönen dönene. Çarpan çarpana. Çarpanın yanında kar kalıyor. 

Diyorum ki;

Hadi yaaaa. Çarpan kimmiş, kim kimi, neyi çarpmış? Ne kadar çarpmış? Ne kadar götürmüş?

Diyorlar ki;

Ortada bir milyon para kayıpmış.

Nerde?

Şooorda.

Ora nere?

Sen bilirsin.

Diyorum ki;

Kardeşim ben nerden biliyim? Müneccim miyim?

Devletin denetimi var, amiri müdürü, jandarması var.

Diğer taraftan devam ediyor.

Ve diyorlar ki;

Yaaa sen nasıl gazetecisin? Şu pandemi döneminde bir çok insan hayatını kaybederken, şooo  marketin çalışanlarının çoğu korona iken halen çalıştırılıyormuş!

Diyorum ki;

Dostum. Ben haberci değilim artık. Sadece yazarım. Yetkim de yok. İyide sen madem biliyorsun yetkili yerleri arasana.

Yok. Bizi karıştırmaaaa.

Diyorlar ki;

Tarım bitti. Tohumda, gübrede ateş pahası… Çiftçi diktiğinin ve emeğinin karşılığını alamıyor. O yüzden kendi kışlığını dikerse yanına kar sanıyor. Düşünün bir kere; çiftçi samanı bile satın almak zorunda.

Hasandedeli karpuzu bıraktı. Patlıcan, domates, biber, hıyar ekmiyor artık. Üzümü bile satmak için değil kendisi için yetiştiriyor. Yetiştirebilirse. Ama siz yazmıyorsunuz. Neden?

Diyorum ki;

Haklısınız. Fakat yazınca düzeliyor mu? Bakın yazarların çoğu ya parmaklıklar arasında ya mezarlıkta. Sesi çıkan, eli kalem tutan işinden oluyor. İşsiz kalıyor. Sizce özgürlük var mı?

Diyorlar ki;

Sende doğrusun fakat yazmalısın bunları. Siz susunca, işsiz susunca, çiftçi susunca, adalet yerine gelmeyince, hukuk işlemeyince ne olur memleketin hali değil mi?

Diyorum ki;

Benden bu kadar… Az ve eksikte olsa bir şeyler yazdık çizdik. Anlaşılırsa memnun ve mutlu oluruz.

Hatta vicdanımız biraz rahatlamış olur. Anlaşılmaz ise ne yapalım. Elimizden gelen bu kadar… Ben yazdım siz anlayın artık. 

(Devamı olacak…)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazar Yazıları Haberleri