Önal, MKE’nin A.Ş. olması ile ilgili “Bu işin sonu özelleştirme” dedi

CHP Kırıkkale Milletvekili Ahmet Önal, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nun özelleştirilmesi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Kırıkkaleli vatandaşlarla bir araya gelen ve birebir vatandaşlarla konuşan Önal; “Yurt güvenliğinde karlılık olmaz. Yurt güvenliğinde asıl olan hepimizin güvenliğidir, akşam yattığımızda rahatlıkla uyuyabilmemizdir. Makine kimyanın ürettiği mühimmatı kahraman Mehmetçiğimiz kullanıyor, kahraman emniyet güçlerimiz kullanıyor, onlar bizim için emek veriyor. Biz her akşam rahat yatıyor

“MKE’NİN DEVLETTE KALMASI İÇİN MÜCADELE VERECEĞİZ”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kırıkkale Milletvekili Ahmet Önal, Kırıkkaleli vatandaşlarla bir araya geldi. Önal, son zamanlarda sıkça gündeme gelen Makine ve Kimya Endüstrisi’nin özelleştirilmesi konusuna değindi. Kalabalık bir grup vatandaşla bir araya gelen ve vatandaşlara seslenen Önal, “Makine Kimya’nın kamuda kalması için yani sizlerde, toplumun ve devletin elinde kalması için mücadele vereceğiz.”

“BU KURUMA SAHİP ÇIKMAK HEPİMİZİN GÖREVİ”
“Alnının teriyle çalışıp helal kazanan yürekli insanlar, değerli arkadaşlar buraya bu kardeşiniz herhangi bir siyasi olarak gelmedi. Bu şehrin bir evladı olarak, bu şehirde doğan, bu şehirde büyüyen, bu şehirde çalışan, bu şehirde ekmeğini kazanan ve her gününü sizin gibi geçiren biri olarak geldim. Değerli arkadaşlar 2018 seçimlerinde milletvekili seçildim. O tarihten itibaren elimden geldiği kadar, gücüm yettiği kadar, enerjim elverdiği kadar Makine Kimya’yı ve sizleri savundum, bundan hiçbir zaman vazgeçmedim. Kadrolu memurundan, kadrolu işçisine kadar, taşeron işçisine kadar her zaman sizlerle beraber yattım, sizlerle beraber mücadele ettim, sizlerle beraber kalktım. Birçok kez TBMM’de sizin sesiniz olmaya çalıştım. Her defasında Makine Kimya’da çalışan bu koca yürekli insanların emeğinin karşılığını alamadığını, ücretlerinin düşük olduğunu, tazminatlarının düşük olduğunu, fazla mesai ücretlerinin düşük olduğunu, ağır işçilik tazminatı alamadığını ve 3 yılı aşkın süredir kadro bekleyen emekçilere kadro verilmediğini anlattım. Bunu yaparken bu şehrin bir evladı olarak, sizlerin bir kardeşi olarak yaptım ve buraya gelen bu kardeşiniz bir siyasi olarak gelmedi. 200 metre ilerde oturan, evi burada olan, burada yaşayan, sizlerle beraber bu sokaklarda yürüyen, benim çocuklarımın da sizin çocuklarınızla arkadaşlık ettiği bu mahalle için geldim. O yüzden son dönemlerde yaşanan önce basına yansıyan daha sonra TBMM gündemine gelen kanun tasarısı ile ilgili burada bulunan birçok kardeşim bana ulaştı. Benden bilgilenmek istediniz. Bu yasa ne getiriyor? Bu yasa ne götürüyor? Ben sizlere ulaştım sizler bana ulaştınız. Değerli arkadaşlar, Makine Kimya Fabrikaları’nın kökeni 1500’lü yıllara kadar dayanıyor.  Bu kurumun temellerini önce Fatih Sultan Mehmet, sonra Mustafa Kemal Atatürk attı. O yüzden milli güvenliğimiz için, hepimizin güvenliği için, yarınlarımız için, çoluğumuzun çocuğumuzun güvenliği için bu kuruma sahip çıkmak hepimizin görevi ve sorumluluğu. Bende bu sorumluluk için buraya geldim. Bu kardeşiniz Allah izin verirse, canı sağ olduğu sürece, Makine Kimya’yı ve sizleri savunmaya devam edecek. Şeref ve namus sözü veriyorum.”

“YURT GÜVENLİĞİNDE KARLILIK OLMAZ”
“Değerli arkadaşlar, yurt güvenliğinde karlılık olmaz. Yurt güvenliğinde asıl olan hepimizin güvenliğidir, akşam yattığımızda rahatlıkla uyuyabilmemizdir. Makine kimyanın ürettiği mühimmatı kahraman Mehmetçiğimiz kullanıyor, kahraman emniyet güçlerimiz kullanıyor. Onlar bizim için emek veriyor, biz her akşam rahat yatıyorsak onların sayesinde, Allah razı olsun. Onların kullandığı mühimmatı, patlayıcıyı, bombayı üreten kurumu savunmak bizim boynumuzun borcu. Biz bunun için buradayız, bunun için sizin yanınızdayız. Bakın değerli arkadaşlar iki tane kanun hükmünde kararname çıktı. Kararnamede; ‘Taşeron işçilere kadro vereceksin’ diyor. 3 kez bütçe görüşmelerinde Sayın Hulusi Akar beye bunu sordum; ‘Makine Kimya’nın taşeron işçileri bunu bekliyor, kanun hükmünde kararname var gereğini yapın, bu emekçi insanlara kadro verin’ dedim. 3 yıldır kadro alamadılar arkadaşlar. Bu gelen kadro kararında makine kimyada çalışan taşeronlarla ilgili hiçbir şey yok. Ben bundan rahatsız oluyorum. Binin üzerinde taşeron işçi var, her birinin eşi var, iki tane çocuğu var, annesi var, babası var. Bu insanlar evine ne götürecek, ne yiyecek bu insanlar? Bunun hakkını savundum. Bu düzenleme yapılırken bana hiç kimse sormadı, ben Mili Savunma Komisyon üyesiyim. Milli Savunma Komisyonu üyeliğini tercih etme sebebim ne biliyor musunuz arkadaşlar? Makine Kimya Fabrikaları’na sahip çıkabilmek için Milli Savunma Komisyonunda yer aldım. Sizler için, bu kurum için. 

“BEN DAYATMANIN YANINDA OLMAM”
“Bir kanun düzenlemesi var, bu kanun düzenlemesinde diyorlar ki; ‘Makine Kimya özeleşmeyecek, statü değişikliği yapılacak, korkulacak bir şey yok.’ Değerli arkadaşlar, bu iş özelleştirmenin hamlesidir, bu işin sonu özelleştirme. Türkiye’de yapılan özelleştirmelerin tamamı fiyaskoyla sonuçlandı. Bana bir tane kamu kurumu gösterin, bir tane. Özelleştirilmiş, özelleştirildikten sonra marka olmuş. Hem Türkiye’de hem dünyada amacına ulaşmış bir tane özelleştirme gösterin. Kamu kurumları bu milletin elinden bir şekilde çıkmış. Peki, kim mağdur olmuş? Önce devletimiz sonra çalışanlarımız mağdur olmuş. PTT’nin özelleştirilmesi de aynı şekilde oldu. TCDD’nin özelleştirilmesi de aynı şekilde oldu. Bu işin sonunda kadrolular, taşeronlar herkes zararlı çıktı. Öyleyse yapılmak istenen doğru değil arkadaşlar.  Bize düşen sizlerin hakkını savunma. Bakın kanun tasarısı meclise sunuldu, kanun tasarısı sunulmadan önce, ‘Biz Makine Kimya’yla ilgili bir değişiklik yapacağız, kafamızdakiler bunlar ne diyorsunuz’ denmedi. Benim fikrim alınmadı. Bana sorulsaydı bu iş yanlış derdim. Bakın yurt güvenliğini ilgilendiren konular, yani ülkenin güvenliğini ilgilendiren kurumlar,  stratejik kurumlar kamunun elinde kalmak zorundadır. Bizler hepimiz can ve mal güvenliğimizi özel sektöre teslim edemeyiz. Özel sektörde amaç karlılıktır, amaç para kazanmaktır. Yurt güvenliğini ilgilendiren konularda özelleştirme olmaz arkadaşlar. Ben şunu savunmuyorum, ‘Devlet toplu iğne üretsin, devlet masa sandalye üretsin’ bunu ben de savunmuyorum, bu çağda birçok hizmet özel sektör eliyle verilebilir ama telekomünikasyon gibi milli savunma gibi stratejik konular özelleştirme konusu yapılmamalı. Bana düşen bir şey var, dediğim gibi ben Milli Savunma Komisyonu üyesiyim. Ama bu kanun, Plan ve Bütçe Komisyonuna geldi. Yani bu kanunun torba kanun gibi meclisten geçme ihtimali var. Peki, torba kanun ne?  Bir tane kanun metni var, içinde 500 tane konu var. Diyelim Makine Kimya’yı ilgilendiren bir konu var; içinde tarımla ilgili de kanun var, güvenlikle ilgili de kanun var, sanayiyle ilgili kanun da var, eğitimle ilgili kanun da var. Bu doğru değil, Makine Kimya’yla ilgili bir kanunda bulunuluyorsa bunun Milli Savunma Komisyonunda tartışılması lazım. Orada tartışılsaydı bu yanlıştan dönülürdü. Bu hafta görüşülme ihtimali güçlü. Orada tartışılsa ben bu kurumun ve sizlerin hakkını yedirmemek için elimden geleni yapmaya hazırım. Ve bunun komisyonda ve Mecliste savunmasını yaparken, yanınızda bulunan oğlunuzu, kızınızı, annenizi, babanızı, ailenizi, bu şehrin ve bu ülkenin emekçilerini düşünerek savunma yapacağım. Yanlış olan her şeye itiraz edeceğim. Doğru olan her şeyin yanında olurum ama yanlış olan hiçbir şeyin yanında olmam. Hazırlanırken tasarı oluşturulurken bize sorulmadı. Belki STK’lara sorulmadı. Bir şekilde hazırlandı geldi. Ben dayatmanın yanında olmam. Sizlerin hakkını savunmak için olmam.”

“BURAYA BU ŞEHRİN BİR EVLADI OLARAK GELDİM”
“Tasarı hazırlandı, 90’ın üzerinde imza var komisyona geldi, Meclis Başkanı gündeme alacak, Plan ve Bütçe Komisyonun toplantı tarihi belli olacak. Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekillerine bu konu hakkında bilgi verdim. Genel Başkanımız Sayın Kemal beyin özel kalemine bu konuyu anlattım. Onlardan da destek alarak, elimizden geldiği kadar Makine Kimya’nın kamuda kalması için yani sizlerde, toplumun ve devletin elinde kalması için mücadele vereceğiz. Dediğim gibi bunu yaparken bir siyasetçi olarak değil, bu şehrin bir evladı olarak yapıyorum. Buraya gelirken de bu şehrin bir evladı olarak geldim.”


 


İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Eğitim Haberleri