1 Önal, enerjide dışa bağımlılığı mecliste dile getirdi

Önal, enerjide dışa bağımlılığı mecliste dile getirdi

Cumhuriyet Halk Partisi Kırıkkale Milletvekili Ahmet Önal, Mecliste yaptığı genel kurul konuşmasında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2020 yılı bütçesi hakkında bir konuşma yaptı.

  • Kategori : Siyaset
  • 13 Aralık 2019 Cuma
  • 16:48

Cumhuriyet Halk Partisi Kırıkkale Milletvekili Ahmet Önal, Mecliste yaptığı genel kurul konuşmasında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2020 yılı bütçesi hakkında bir konuşma yaptı.

HIZLA BİLİMDEN UZAKLAŞIYORUZ
CHP Kırıkkale Milletvekili Ahmet Önal, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Bütçesi üzerine CHP grubu adına konuşma yaptı. Önal burada yaptığı konuşmasında, “Ülkedeki büyük sorunlardan biride enerjide dışa bağımlılığımız. Dünyada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler enerjide dışa bağımlılığı azaltamaya çalışırken Türkiye’de durumun böyle olmadığını görüyoruz. Biz hızla bilimden uzaklaşıyor, insanlarımızı heba ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.


İNSANLARIMIZI HEBA EDİYORUZ
Milletvekili Önal’ın TBMM’de yaptığı konuşmanın tamamı ise şu şekilde;
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2020 yılı bütçesi hakkında parti grubum adına söz almış bulunuyorum.
Öncelikle Kurtuluş Savaşı'mızdan bugüne kadar vatan savunmasında canlarını yitiren kahraman şehitlerimizi anıyor, gazilerimize acil şifalar diliyor, başta şehitler diyarı Kırıkkale olmak üzere tüm yurttaşlarımı saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bugün ülkemizdeki en önemli sorunlardan birisi enerjide dışa bağımlı oluşumuzdan kaynaklanıyor. Dünyada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için çalışma yaparken Türkiye'de maalesef durumun böyle olmadığını görüyoruz. Dünya enerji ve teknolojiyi birbiriyle buluştururken biz hızla bilimden uzaklaşıyor; kaynaklarımızı, insanlarımızı heba ediyoruz.
  
BİR EVE 450-500 LİRA FATURA GELİYOR
Enerjide dışa bağımlılıktan kurtulmak için yerli enerji kaynaklarına öncelik vermek, bunun bilimsel çalışmalarını yapmak, AR-GE çalışmalarına önem vermek çok kıymetli. Ancak, Enerji Bakanlığının 2020 yılı rakamları incelendiğinde AR-GE çalışmalarına yeteri kadar önem verilmediğini görüyoruz. Enerjide uygulanan yanlış politikalar vatandaşımıza fatura ve haksız vergi olarak yansıtılıyor. Vatandaşımız elektrik faturası öderken TRT katkı payı, enerji fonu bedeli, dağıtım bedeli, KDV ve birçok vergi ödemek zorunda kalıyor. 4 kişilik bir aileye şu günlerde gelen aylık fatura miktarı en az 200 TL. Doğal gaz faturası da bir başka kanayan yara. Kış ayına girdiğimiz şu günlerde evlere gelen doğal gaz faturası cep yakıyor. Kırıkkale'de ortalama bir eve 450-500 lira doğal gaz faturası geliyor. Asgari ücretle geçinen veya sadece emekli aylığı alan yurttaşlarımızın bu faturaları ödemesi mümkün değil. Vatandaşlarımız bu faturaları ödeyemezse ya icralık olacak ya da kış günü doğal gazı kesilecek, soğukta kalacak. Türkiye'de enerjide dışa bağımlılığı azaltmanın yolu insanı önceleyen, sürdürülebilir çevre dostu enerji üretimine önem vermekten geçiyor.
    
8 MİLYON KAYITLI İŞSİZ VAR
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin bir başka gerçek gündemiyse işsizlik ve yoksulluk. 8 milyon kayıtlı işsizin olduğu, üniversite mezunlarının bile iş bulamadığı, her 5 evlilikten 1'nin boşanmayla sonuçlandığı, icra dosya sayılarının 10 milyonları aştığı, işsiz gençlerimizin kendini yaktığı, evinin ihtiyaçlarını karşılayamadığı için intihar eden babaların olduğu gerçek Türkiye var. Gerçek Türkiye bu kıymetli arkadaşlar; peki gerçek Türkiye'nin sorunları bu iken 2020 yılı bütçesi bu sorunları çözmek istiyor mu? Hayır. Suriyeli mültecilere 40 milyar dolar harcadınız ama bu ülkenin gerçek sahiplerine insanca yaşam için gerekli olan asgari standartları bile sağlamadınız. Değerli arkadaşlar, bu bütçede "Asgari ücretten vergi alınmasın." diye bir düzenleme yok, atanamayan öğretmenler için bir düzenleme yok, yoksulluk sınırının altında maaş alan emeklilerimiz için bir düzenleme yok, emeklilikte yaşa takılanlar yok, yüksek vergiler yüzünden dükkanını kapatan esnaf yok. Peki ne var? Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir bütçe var.
    
ZİRAAT BANKASI ÇİFTÇİYİ İCRAYA VERECEK
Değerli arkadaşlar, bir başka konu: Ziraat Bankası, borcunu ödeyemeyen binlerce çiftçiyi icraya vermeye hazırlanıyor. Çiftçimiz perişan. Kırıkkale'de, Yozgat'ta, Çankırı'da, Kırşehir'de, Anadolu'nun pek çok yerinde artık çiftçilerimiz tarımdan umudu kesti, her geçen yıl ekilmeyen tarım arazisi sayısı hızla büyüyor. Türkiye bu hâldeyken, bu problemleri çözmesi gereken bütçe bu yıl da yok.


YASAYI KABUL EDEN DE ARDINDAN İPTAL OLDU DİYE SEVİNEN DE AYNI
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son dönemlerde yaşanan en garip olaylardan biri de 
Ak Parti milletvekillerinin oylarıyla Meclise gelen ve termik santrallerin iki buçuk yıl daha filtresiz çalışmasına izin veren yasa teklifiydi. Bu yasa teklifi, Ak Parti grubunun oylarıyla, partimizin tüm eleştirilerine rağmen kabul edildi. Aynı düzenleme Sayın Cumhurbaşkanı tarafından veto edildi, bu kez de aynı kişiler Sayın Cumhurbaşkanına şükranlarını sundular. Gerçekten de ne yaptığınızın farkında mısınız bilmiyorum. Yasayı kabul eden de ardından yasa iptal oldu diye sevinenler de aynı kişiler. Bu bütçe kanunu, tıpkı komisyon toplantılarında olduğu gibi, iktidar partisinin oylarıyla noktasına ve virgülüne dokunulmadan kabul edilecek, muhalefetin, tüm eleştirileri, uyarıları görmezden gelinecek, bütçe yasalaştığında Sayın Cumhurbaşkanına şükranlarınızı sunacaksınız. Bilindiği üzere, bütçe kanunu, Anayasa'mızın 89'uncu maddesiyle koruma altın alınmıştır.
    
GELİRİN HAKÇA PAYLAŞILDIĞI BİR TOPLUMDA YAŞAMAK DİLEĞİYLE
Sayın Cumhurbaşkanının bütçe kanununu veto etme yetkisi yok. Velev ki bu olsaydı ve bu bütçe, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından, termik santrallere filtre takılması konusundaki yasa gibi veto edilseydi ne yapacaktınız, merak ediyorum. Yine Sayın Cumhurbaşkanına şükranlarınızı sunup teşekkür mü edecektiniz, hakikaten merak ediyorum. İşte bu durum, milletin Meclisinin ne hâle geldiğini ortaya koyuyor, parlamenter sistemden uzaklaşmanın Türkiye'yi ne hâle getirdiğini söylüyor. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi bitirirken, insan hak ve özgürlüklerinin ayrımsız herkes için korunup hayata geçirildiği, şiddetin ve sömürünün olmadığı, kadın cinayetlerinin son bulduğu, gençlerimizin geleceğe umutla baktığı, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, barış ve kardeşlik içerisinde gelirin hakça paylaşıldığı bir toplumda yaşamak dileğiyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

YORUM EKLE

We'll never share your email with anyone else.