Tacizciler ve tecavüzcüler

TACİZCİLER VE TECAVÜZCÜLER

Haberlerde sıkça duyar olduğumuz,hükümetin gündeminde olan,azalması için gayretler sarf edilmesine rağmen bir türlü azalmayan,yok edilemeyen,hiçbir toplumda karşılık bulmamış,itibar düşürücü,yüz kızartıcı,soyutlayıcı,itici,onur kırıcı,her türlü inanç da yasaklanmış, sözlü ve eylem olarak hayatımızdan çıkmayan taciz ve tecavüz.

Toplumda karşılık bulmamasına rağmen,taciz ve tecavüzlerin bu kadar sıkça yaşanması,insanların bu cüreti ve cesareti nereden aldıkları sorusunu hatırlara getirmekte.Yoksa 14 yaşındaki kız çocuklarına tecavüz edenlerin yada tacizde bulunanların evlenmeleri karşılığındaki bir kereye mahsus affedilmesi hususunda ki kanun tekliflerimi insanları cesaretlendirmekte.

İstatistikler incelendiğinde 2017 senesine ait  Adalet Bakanlığına konu olan neredeyse 10 000 yakın taciz ve tecavüz vakasının olduğu Başbakan Yardımcısı Recep AKDAĞ tarafından basınla paylaşılmıştır.Minumun seviye olarak sevindirici bir haber şeklinde basınla paylaşılan bu haberde verilen bu rakamlar korkunç seviyededir.Hükümetin bu rakamı indirmek için mücadeleye devam kararı gönüllerimize bir nebzede olsa su serpmekte.

İnsanlığın gaye olarak; para,beden,itibar,makam,hırs ve çekememezlik şehvetini ideal olarak kabul ettiği günümüz dünyasının, düşünce ve yaşam tarzını açıkça önümüze koymaktadır.

Büyük ölçüde;Öğrenci Yurtlarda,Okullarda,Üniversite Kampuslarda,Otobüs duraklarında,Hastanelerde,parklarda ve sosyal medya kullanılarak sergilenen bu çirkin eylemler  başımıza gelmediği için fazla duyarlılık göstermemekteyiz.Nedendir bilinmez toplum olarak biraz daha sessiz kalırsak neredeyse tacizler ve tecavüzler olağan sıradan insanlar haline gelecek.Yaşanan olaylar normalmiş gibi algılanmaya başlayacak.

İdeali olmayan,amaç gütmeyen,inanç değerlerinden hızla uzaklaşan,saygıda kusur eden,örf ve adetlerini unutmaya başlamış bir gençlik ile toplumumuz nereye kadar ilerleyebilir.Bu gençler yarının efendileri ise eğer nasıl bir efendiliğin bizleri beklediği açıkça ortada durmakta.Bozulan aile birliği,kaybolan huzur,ortadan kalkan büyüklere saygı,emanete riayet etmeyen,yaşamayan ama fikir beyan eden,savunmayan, teslimiyetçi bir topluluk yarınlarımızı nasıl idare edecek.

Bu çirkin fiilin ortadan kalkması için siyasilerden ve idarecilerden başlamak üzere söylev ve hareketlere dikkat edilerek,çekirdek aile dediğimiz hanelerimizde bu konular yavrularımızla konuşulmalı ve Türkiye çapında top yekun bir mücadelenin içine girilmelidir.Zihniyeti bozuk siyasiler ve idareciler,var ise siyasetten,kamu kurum ve kuruluşlarından temizlenmeli,aileler bilinçlendirilmelidir.

Hangi konumda olursa olsun tacizcilerin ve tecavüzcülerin affı veya onlara gösterilen müsemma Aziz Türk Milletine yapılmış en büyük ihanettir.Müsemma gösterilecekse eğer Taciz ve Tecavüzcülere karşı onur,hasiyet,şeref ve ahlak gibi kavramları ön planda tutan insanlara özel ilgi gösterilmeli ve gerekiyorsa yaşadıkları kitaplarda ders olarak yer almalı,okullarımızda okutulmalıdır.

Büyük fedakarlıklarla yetiştirdiğimiz kız çocuklarımız,birkaç şehvet düşkünü kendini bilmez insan tarafından hayattan koparılmaları,dünyaya küsmeleri,toplumdan uzaklaşmaları bir cihanın kaybolması anlamına gelmez mi.Çocuklarımızı birkaç şehvet düşkünü hadsizler için yetiştirmediğimizi,bizlerinde en az onlar kadar cüretkar ve cesaretli olduğumuzu bilmeleri ve kendilerine çeki düzen vermelerini temenni ediyorum.

Namus kavramı bizim İnancımızda Namazdan,Oruçtan,Hac fiilinden ve verdiğimiz Zekatlardan Allah katında daha kıymetlidir ve ön plandadır.Peygamber Efendimiz kendisine bir kişinin gelerek Müslüman bir kadına birinin sarkıntılık ettiğini haber vermesi üzerine,seferden yeni dönen ve atlarından henüz inmemiş Hz Ebubekir komutasında İslam ordusuna emir vererek Müslüman kadına sarkıntılık eden insan müsvettesinin öldürülmesini istemiştir.Çıkmakta olan namaz vaktinde bile İslam ordusuna namazınız sonra kılınması talimatını vermiş zulme uğramış,aşağılanmış,taciz edilmiş kadının hakkını alınmadan İslam ordusunun namaz kılmasına müsaade etmemiştir.

Taciz ve tecavüzler zülümdür. Bizlerde her zaman ki gibi zulmün karşısında olacağız ve zulme karşı olanların olduğunu cihana haykıracağız. Zülüm yok olana kadar canımızı bu uğurda feda etsek bile geri adım atmayacağız.

Yorum Bırak

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

İlginizi Çekebilir

Diğer Haberler
Haber Yükle