Haber
14 Aralık 2016

HALEP…

Halep’te çeşitli etnik kökene sahip insanlar yaşıyor. Nüfus yapısı da Arap ve Türkmen’lerden oluşmaktadır. Çok az sayıda Ermeni, Süryani, Yahudi, Kürt, Çerkez’de şehirde yaşamaktadır. Şehir merkezinin nüfusu tahminine göre 1.7 milyon, çevresi ile birlikte 4 milyondan fazla olduğu tahmin ediliyor. Şehrin tahmini nüfus oranı ise şöyledir; %50 Arap, %40 Türkmen, %10’unu da Ermeni, Asuri, Yahudi, Kürt ve Çerkesler teşkil etmektedir. Ulaşım karayolu, havayolu ve demiryolu ile sağlanmakta. Şehirdeki yurtiçi-yurtdışı uçuşlara açık olan Halep Havalimanı, Suriye’nin ikinci en büyük havalimanıydı!

Halep, “2006 İslam Kültür Başkenti” unvanını kazanmıştı!

 

ŞİMDİ HALEP?

Hatırladınız mı? Ümran Dakneş’in Halep’deki Beş yaşındaki Eli yüzü toz içerisinde kafası yüzü kanlar içerisinde ambulansa alındığında kesmeyin cici elbisemi diye ağlayan Ümran! Hatırladınız mı?

Acı ve utanma hissinin birbirine karışması. Aynı duyguları 3 yaşındaki Aylan’ın karaya vuran cansız bedeni.

Ümran 5, Aylan 3 yaşındaydı.

Ümran kapatıyor gözünü, Halep yanıyor.

Aylan kapatıyor gözünü Halep donuyor.

Halep’te insanlık yok oluyor!

Hatırladınız mı 4 yaşındaki Varşin’i. Öksüz yetim kalan Varşin; “Sizi Allah’a şikayet edeceğim. Sizi Peygambere şikayet edeceğim” diyen Varşin!

Aklımıza gelen; Peygamber efendimiz (sav) Medine-i münevvere sokaklarında yürürken Neccar Oğulları’nın küçük kızları (sav) gördüler. Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi.

“Beni seviyor musunuz?” diye sormuştu onlara. “Seni çok seviyoruz ya Habiballah” demişlerdi.

(sav)de: “Allah biliyor ki, ben de sizi çok seviyorum” demişti.

Bu gün yaşayan çocuklar, gençler var

Neccar Oğulları’nın çocukları, kızları değil belki ama seni onlar da çok seviyor efendimiz(sav).

Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar.

Senden başka kimseleri yok!

Allah biliyor ki (sav)’de onları çok seviyor!

Peki, Halep’teki kardeşlerimizi biz mi sevmiyoruz!

Yoksa korku mu var? Kimlerden?

Mısır’daki Rabia korkmadı! Haksızlığa, zulme, vatanına, babasına ve hakka yürüdü!

Ama Korkmadan!

7 yaşındaki Ömer; babası, annesi 3 kardeşinin gözlerinin önünde şehit edilen Halepli Ömer. 5 gün boyunca kendisini o küçücük bedenini yıkılmış viraneler içerisinde saklayan ve açlığa, susuzluğa korkuya dayanan Ömer! Korkmadı!

Sordular; “Nasıl gizlendin, nasıl açlığa dayandın?”

Ömer; “Babam bana Peygamber efendimizin Hicret’ini orucu ve aç kaldığını anlatmıştı!

Bu nasıl bir yürek… 7 yaşındaki Ömer’in Rabbine teslimiyetine bakın!

Halep’te neler oluyor?

Açıyoruz TV’yi haberlerden ne görür duyarsak, “tüh yazık” deyip geçiyoruz. Böyle yapılmasa da, maalesef yapanlar var, yok mu?

Halep yanıyor! Halep ölüyor! Halep’te çocuklar aç, susuz! Salgın hastalıklar! Halep perişan! Halep ağlıyor!

Halepli Yasin; anne şefkatine muhtaç!

Anne hasretine, özlemine dayanamayan yavrucak! Annesinin mezarına sarılarak yatıyor!

Ömerler ağlıyor!

Küflenmiş ekmeği 5 gün saklayarak yiyen ve şehit olan kardeşinin yanında belki uyanırsa diye bekliyor. Korkmasın diye!

Viraneler arasında bulduğu tahta parçasının üzerine sivri taş parçasını bağlamış. Aklınca kendisine silah yapmış, kime karşı!

F16 savaş uçaklarına, zırhlı tanklara, havada uçuşan misket bombalarına karşı.

Hz Ali yüreklim!

Halep’te Iraklı gazeteci! Fazıl Heme’ye duvara yazdığı yazıyı sorar!

Duvarda; eEy toprağın altındaki diriler! Geri dönün çünkü toprağın üstündeki insanlar

Çoktan öldüler! Gazeteci neyi özledin?

Ailemi; ezan sesini, taze ekmeği!

İşte acımızın hüznümüzün tavan yaptığı sözler!

Halep’te o meşhur taşlardan yapılmış camileri, binaları; hamamları yok artık!

Halep yardıma muhtaç, duaya muhtaç, ilaca muhtaç, ezana muhtaç taze ekmeğe muhtaç!

Üstat Dursun Ali Erzincanlı; Halep içinde şiirler yazar mı? Halep’te Çocuklar yetim, öksüz kalıyor der mi? Halep’te çocuklar ölüyor der mi? Halep’te küçük kız çocuğu (Bez mi Alem) Feryadı; Yürekleri Dağladı der mi?

Mısralarında Ümranlar; Aylanlar olur mu?

Yere fısıldıyorsun, arş-ı ala duyuyor!


Bir Yorum Yap

Haber
Bu Web Sitesi Yahşi Medya Tarafından Tasarlanmıştır.
(ehan@gazetekale.com)
HALEP…
14 Aralık 2016, Çarşamba

Halep’te çeşitli etnik kökene sahip insanlar yaşıyor. Nüfus yapısı da Arap ve Türkmen’lerden oluşmaktadır. Çok az sayıda Ermeni, Süryani, Yahudi, Kürt, Çerkez’de şehirde yaşamaktadır. Şehir merkezinin nüfusu tahminine göre 1.7 milyon, çevresi ile birlikte 4 milyondan fazla olduğu tahmin ediliyor. Şehrin tahmini nüfus oranı ise şöyledir; %50 Arap, %40 Türkmen, %10’unu da Ermeni, Asuri, Yahudi, Kürt ve Çerkesler teşkil etmektedir. Ulaşım karayolu, havayolu ve demiryolu ile sağlanmakta. Şehirdeki yurtiçi-yurtdışı uçuşlara açık olan Halep Havalimanı, Suriye’nin ikinci en büyük havalimanıydı!

Halep, “2006 İslam Kültür Başkenti” unvanını kazanmıştı!

 

ŞİMDİ HALEP?

Hatırladınız mı? Ümran Dakneş’in Halep’deki Beş yaşındaki Eli yüzü toz içerisinde kafası yüzü kanlar içerisinde ambulansa alındığında kesmeyin cici elbisemi diye ağlayan Ümran! Hatırladınız mı?

Acı ve utanma hissinin birbirine karışması. Aynı duyguları 3 yaşındaki Aylan’ın karaya vuran cansız bedeni.

Ümran 5, Aylan 3 yaşındaydı.

Ümran kapatıyor gözünü, Halep yanıyor.

Aylan kapatıyor gözünü Halep donuyor.

Halep’te insanlık yok oluyor!

Hatırladınız mı 4 yaşındaki Varşin’i. Öksüz yetim kalan Varşin; “Sizi Allah’a şikayet edeceğim. Sizi Peygambere şikayet edeceğim” diyen Varşin!

Aklımıza gelen; Peygamber efendimiz (sav) Medine-i münevvere sokaklarında yürürken Neccar Oğulları’nın küçük kızları (sav) gördüler. Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi.

“Beni seviyor musunuz?” diye sormuştu onlara. “Seni çok seviyoruz ya Habiballah” demişlerdi.

(sav)de: “Allah biliyor ki, ben de sizi çok seviyorum” demişti.

Bu gün yaşayan çocuklar, gençler var

Neccar Oğulları’nın çocukları, kızları değil belki ama seni onlar da çok seviyor efendimiz(sav).

Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar.

Senden başka kimseleri yok!

Allah biliyor ki (sav)’de onları çok seviyor!

Peki, Halep’teki kardeşlerimizi biz mi sevmiyoruz!

Yoksa korku mu var? Kimlerden?

Mısır’daki Rabia korkmadı! Haksızlığa, zulme, vatanına, babasına ve hakka yürüdü!

Ama Korkmadan!

7 yaşındaki Ömer; babası, annesi 3 kardeşinin gözlerinin önünde şehit edilen Halepli Ömer. 5 gün boyunca kendisini o küçücük bedenini yıkılmış viraneler içerisinde saklayan ve açlığa, susuzluğa korkuya dayanan Ömer! Korkmadı!

Sordular; “Nasıl gizlendin, nasıl açlığa dayandın?”

Ömer; “Babam bana Peygamber efendimizin Hicret’ini orucu ve aç kaldığını anlatmıştı!

Bu nasıl bir yürek… 7 yaşındaki Ömer’in Rabbine teslimiyetine bakın!

Halep’te neler oluyor?

Açıyoruz TV’yi haberlerden ne görür duyarsak, “tüh yazık” deyip geçiyoruz. Böyle yapılmasa da, maalesef yapanlar var, yok mu?

Halep yanıyor! Halep ölüyor! Halep’te çocuklar aç, susuz! Salgın hastalıklar! Halep perişan! Halep ağlıyor!

Halepli Yasin; anne şefkatine muhtaç!

Anne hasretine, özlemine dayanamayan yavrucak! Annesinin mezarına sarılarak yatıyor!

Ömerler ağlıyor!

Küflenmiş ekmeği 5 gün saklayarak yiyen ve şehit olan kardeşinin yanında belki uyanırsa diye bekliyor. Korkmasın diye!

Viraneler arasında bulduğu tahta parçasının üzerine sivri taş parçasını bağlamış. Aklınca kendisine silah yapmış, kime karşı!

F16 savaş uçaklarına, zırhlı tanklara, havada uçuşan misket bombalarına karşı.

Hz Ali yüreklim!

Halep’te Iraklı gazeteci! Fazıl Heme’ye duvara yazdığı yazıyı sorar!

Duvarda; eEy toprağın altındaki diriler! Geri dönün çünkü toprağın üstündeki insanlar

Çoktan öldüler! Gazeteci neyi özledin?

Ailemi; ezan sesini, taze ekmeği!

İşte acımızın hüznümüzün tavan yaptığı sözler!

Halep’te o meşhur taşlardan yapılmış camileri, binaları; hamamları yok artık!

Halep yardıma muhtaç, duaya muhtaç, ilaca muhtaç, ezana muhtaç taze ekmeğe muhtaç!

Üstat Dursun Ali Erzincanlı; Halep içinde şiirler yazar mı? Halep’te Çocuklar yetim, öksüz kalıyor der mi? Halep’te çocuklar ölüyor der mi? Halep’te küçük kız çocuğu (Bez mi Alem) Feryadı; Yürekleri Dağladı der mi?

Mısralarında Ümranlar; Aylanlar olur mu?

Yere fısıldıyorsun, arş-ı ala duyuyor!

Yorumlar



Gazete Kale'yi Facebook'ta Beğen

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

Reklam
Yukarı Çık