Haber
7 Kasım 2016

Birlik beraberlik

Takımın zor günler geçirdiği bu günlerde, geçen haftaya nazaran tribünlerde yaşanan artış göze çarptı. İyi günde herkes gelir. Önemli olan bu zor günlerde takımın yanında olabilmek. Ayrıca bu maçta taraftar gruplarının birleşerek takıma destek vermesi tribünlere renk kattı. Zaten yıllardır biriz, beraberiz. Maraton, sağ kapalı, sol kapalı, kale arkası, Kaletepe. Yerimiz farklı olsa da yüreğimiz yıllardır aynı renklerin sevgisi ile dolu.

Skor üretemeyen, oynadığı futbol ile bir türlü çıkış yakalamayan ve son sıralardan bir türlü kurtulamayan takım, bu hafta Manisa Belediyespor karşısında kazanarak en azından moral bulmak, üst sıralara yükselebilmek adına galibiyet için sahaya çıktı.  Hoca maça çift forvet başlayarak bizi şaşırttı. Ancak bizi daha çok şaşırtan, ikinci forvetimiz Orçun oldu. Serdar en azından koşuyor, çabalıyor, pozisyonu kovalıyor. Ama Orçun’da bunları göremedik. Üstelik bulduğu net pozisyonları da cömertçe harcadı. Bu maç kendisini göstermesi ve kadroda kalıcı olması için bir fırsattı. Hoca, ona gereğinden fazla tahammül etti. Ayrıca sol açığımız Furkan da hücumda yetersiz kaldı. Sol kanadımız çok aksıyor. Furkan’ın takım oyunu açısından önemli katkısı olmamasına ve oyundan düşmesine rağmen kenar yönetimi bugün ona da gereğinden fazla müsamaha gösterdi. Hocamız oyunu daha iyi okumalı. Kalecimiz uzatma dakikalarında ağır davrandığı için tepki alsa da bunu hocanın isteğiyle yaptı.  Ayrıca hoca, alınan puanı yeterli görmüş olacak ki uzatmada oyuncu değiştirdi. Öte yandan sahanın, “durmaz” Veysi ile birlikte en iyilerinden olan İbrahim Utku, oyundan bana göre erken çıkarıldı. Utku, her hafta üstüne koyuyor. Orta sahada olumlu işler yapıyor. Hem yerinde ve ince paslar atıyor. Hem de ayağında top tutup, topu akılcı kullanarak oyunu yönlendiriyor. Ama bu olumlu işleri skor açısından da yapabilmeli.

Maça gelince, her iki takım da kontrollü ve temkinli başladı. İlk yarıda etkisiz olsak da ikinci yarı iyi oynadık.  Şans biraz bizden yana olsa, son vuruşlarda daha becerikli olsak rahatça galip gelebileceğimiz bir maçtı. İlk yarının sonlarında penaltıdan gelen gol canımızı sıktı. Eğer golü 5 dakika önce yesek belki de fark artacaktı. Golden sonra anlamsız bir panik yaşadık. Çizgiden top çıkarttık. Neyse ki gol olmadı ve ilk yarı bitti. Manisaspor’a baktığımızda, genel olarak bireysel yeteneklerini takım oyununa yansıtamadıklarını gördük. Ama bu durumu avantaja çevirmeyi başaramadık. Sonuçta bir puanda olsa puan puandır. Öte yandan, bu hafta ortaya konulan mücadeleci futbol önümüzdeki haftaya umutla bakmamızı sağladı.

Maç bitiminde Manisaspor’un 10 numarası Ali Öztürk’ün tribünlere karşı yaptıkları spor ahlakı ve profesyonellikle kesinlikle bağdaşmıyor. Yaşananları tasvip etmiyoruz ama dünyanın neresinde olursanız olun tribünler aynı tepkiyi verirdi. Siz tahrik ederseniz seyirci de refleks olarak karşılığını verir.  Bu yalnızca futbol için değil, seyirci önünde oynanan tüm sporlar için geçerlidir. Yıllardır profesyonel oynamış bir futbolcunun işi, sahada topunu oynamaktır. Tribünlerden kendisine yönelik bazı sözler sarf edilmiş olabilir. O zaman her maç oyunu bırakıp tribünlerle kavga etmeli.  Ayrıca bu olaylarda hakemin de etkisi büyük. Verdiği anlamsız kararlar yüzünden oyun gerildi. Zira maç içerisinde Mami ile rakibin 4 numarası Semih arasında yaşanan tartışmada Semih’e net kırmızı kart vermeliydi. Yine Mami’ye orta sahada 8 numaralı oyuncu Burak’ın yaptığı kasti faulde en azından sarı kart vermeliydi. Özellikle baktım, maç bitiminde Ali Öztürk’ün tribünlere yönelik hareketlerini görmesine rağmen tepkisiz kaldı. Burada iş gözlemciye düşüyor. Umarım gözlemci bu olayların nedenlerini iyi süzmüştür.  Saha olaylarından ceza alabiliriz. Ama bu ceza saha kapatma olmamalı. Zira bu zor günlerde ve her zaman takımın en büyük destekçisi cefakar taraftarımız. Bu destekten yoksun kalmanın sıkıntısını yine takımımız çekecektir.

Bir de işin emniyet boyutu var. Kimse olay çıkarmak için maça gelmiyor. Bugün sağ kapalıda küçük olayların abartılması nedeniyle maç izleyemedik. Suç unsuru olmadığı sürece bırakın taraftar maçını izlesin. Tamam siz de görevinizi yapıyorsunuz ama en ufak olayda tribün liderleri zaten müdahale ediyor. Deplasmanda bu tür sıkıntılar yaşamıyoruz. Maçtan önce taraftar, amirleri alkışlayarak iyi niyetini gösterdi. Bu nedenle emniyet görevlilerinin, bu iyi niyetin karşılığı olarak tribünlere karşı bundan sonra daha ılımlı yaklaşmasını bekliyoruz.


Bir Yorum Yap

Haber
Bu Web Sitesi Yahşi Medya Tarafından Tasarlanmıştır.
(mbaloglu@gazetekale.com)
Birlik beraberlik
7 Kasım 2016, Pazartesi

Takımın zor günler geçirdiği bu günlerde, geçen haftaya nazaran tribünlerde yaşanan artış göze çarptı. İyi günde herkes gelir. Önemli olan bu zor günlerde takımın yanında olabilmek. Ayrıca bu maçta taraftar gruplarının birleşerek takıma destek vermesi tribünlere renk kattı. Zaten yıllardır biriz, beraberiz. Maraton, sağ kapalı, sol kapalı, kale arkası, Kaletepe. Yerimiz farklı olsa da yüreğimiz yıllardır aynı renklerin sevgisi ile dolu.

Skor üretemeyen, oynadığı futbol ile bir türlü çıkış yakalamayan ve son sıralardan bir türlü kurtulamayan takım, bu hafta Manisa Belediyespor karşısında kazanarak en azından moral bulmak, üst sıralara yükselebilmek adına galibiyet için sahaya çıktı.  Hoca maça çift forvet başlayarak bizi şaşırttı. Ancak bizi daha çok şaşırtan, ikinci forvetimiz Orçun oldu. Serdar en azından koşuyor, çabalıyor, pozisyonu kovalıyor. Ama Orçun’da bunları göremedik. Üstelik bulduğu net pozisyonları da cömertçe harcadı. Bu maç kendisini göstermesi ve kadroda kalıcı olması için bir fırsattı. Hoca, ona gereğinden fazla tahammül etti. Ayrıca sol açığımız Furkan da hücumda yetersiz kaldı. Sol kanadımız çok aksıyor. Furkan’ın takım oyunu açısından önemli katkısı olmamasına ve oyundan düşmesine rağmen kenar yönetimi bugün ona da gereğinden fazla müsamaha gösterdi. Hocamız oyunu daha iyi okumalı. Kalecimiz uzatma dakikalarında ağır davrandığı için tepki alsa da bunu hocanın isteğiyle yaptı.  Ayrıca hoca, alınan puanı yeterli görmüş olacak ki uzatmada oyuncu değiştirdi. Öte yandan sahanın, “durmaz” Veysi ile birlikte en iyilerinden olan İbrahim Utku, oyundan bana göre erken çıkarıldı. Utku, her hafta üstüne koyuyor. Orta sahada olumlu işler yapıyor. Hem yerinde ve ince paslar atıyor. Hem de ayağında top tutup, topu akılcı kullanarak oyunu yönlendiriyor. Ama bu olumlu işleri skor açısından da yapabilmeli.

Maça gelince, her iki takım da kontrollü ve temkinli başladı. İlk yarıda etkisiz olsak da ikinci yarı iyi oynadık.  Şans biraz bizden yana olsa, son vuruşlarda daha becerikli olsak rahatça galip gelebileceğimiz bir maçtı. İlk yarının sonlarında penaltıdan gelen gol canımızı sıktı. Eğer golü 5 dakika önce yesek belki de fark artacaktı. Golden sonra anlamsız bir panik yaşadık. Çizgiden top çıkarttık. Neyse ki gol olmadı ve ilk yarı bitti. Manisaspor’a baktığımızda, genel olarak bireysel yeteneklerini takım oyununa yansıtamadıklarını gördük. Ama bu durumu avantaja çevirmeyi başaramadık. Sonuçta bir puanda olsa puan puandır. Öte yandan, bu hafta ortaya konulan mücadeleci futbol önümüzdeki haftaya umutla bakmamızı sağladı.

Maç bitiminde Manisaspor’un 10 numarası Ali Öztürk’ün tribünlere karşı yaptıkları spor ahlakı ve profesyonellikle kesinlikle bağdaşmıyor. Yaşananları tasvip etmiyoruz ama dünyanın neresinde olursanız olun tribünler aynı tepkiyi verirdi. Siz tahrik ederseniz seyirci de refleks olarak karşılığını verir.  Bu yalnızca futbol için değil, seyirci önünde oynanan tüm sporlar için geçerlidir. Yıllardır profesyonel oynamış bir futbolcunun işi, sahada topunu oynamaktır. Tribünlerden kendisine yönelik bazı sözler sarf edilmiş olabilir. O zaman her maç oyunu bırakıp tribünlerle kavga etmeli.  Ayrıca bu olaylarda hakemin de etkisi büyük. Verdiği anlamsız kararlar yüzünden oyun gerildi. Zira maç içerisinde Mami ile rakibin 4 numarası Semih arasında yaşanan tartışmada Semih’e net kırmızı kart vermeliydi. Yine Mami’ye orta sahada 8 numaralı oyuncu Burak’ın yaptığı kasti faulde en azından sarı kart vermeliydi. Özellikle baktım, maç bitiminde Ali Öztürk’ün tribünlere yönelik hareketlerini görmesine rağmen tepkisiz kaldı. Burada iş gözlemciye düşüyor. Umarım gözlemci bu olayların nedenlerini iyi süzmüştür.  Saha olaylarından ceza alabiliriz. Ama bu ceza saha kapatma olmamalı. Zira bu zor günlerde ve her zaman takımın en büyük destekçisi cefakar taraftarımız. Bu destekten yoksun kalmanın sıkıntısını yine takımımız çekecektir.

Bir de işin emniyet boyutu var. Kimse olay çıkarmak için maça gelmiyor. Bugün sağ kapalıda küçük olayların abartılması nedeniyle maç izleyemedik. Suç unsuru olmadığı sürece bırakın taraftar maçını izlesin. Tamam siz de görevinizi yapıyorsunuz ama en ufak olayda tribün liderleri zaten müdahale ediyor. Deplasmanda bu tür sıkıntılar yaşamıyoruz. Maçtan önce taraftar, amirleri alkışlayarak iyi niyetini gösterdi. Bu nedenle emniyet görevlilerinin, bu iyi niyetin karşılığı olarak tribünlere karşı bundan sonra daha ılımlı yaklaşmasını bekliyoruz.

Yorumlar

  1. Tolga dedi ki:

    Helal sana



Gazete Kale'yi Facebook'ta Beğen

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

Yukarı Çık